Seans notu yazmak neden bu kadar zaman alıyor?
Elli dakikalık bir seansın ardından not yazmak çoğu zaman yarım saate yaklaşıyor. Bu yükün nereden geldiğine ve nasıl hafifletilebileceğine yakından bakıyoruz.
CTConsulTech Yönetici ·
Bir psikoloğun günü seanslarla dolu görünür; ancak takvimde görünmeyen önemli bir iş daha vardır: seans notları. Elli dakikalık bir görüşmenin ardından yapılandırılmış, klinik açıdan anlamlı ve ileride yeniden okunduğunda işe yarayacak bir not hazırlamak, çoğu meslektaşın tahmin ettiğinden çok daha fazla zaman alır. Pek çok psikolog, bir seansın ardından notu yazmak için yaklaşık on sekiz dakika, sonrasında da notu gözden geçirip düzeltmek için on dakika kadar daha harcadığını söyler. Günde altı seans yapan biri için bu, neredeyse üç saatlik ek bir mesai demektir.
Not yazmak neden yalnızca "yazmak" değildir?
Seans notu, konuşulanların bir dökümü değildir. İyi bir not; danışanın o günkü duygusal durumunu, seansın odağını, ortaya çıkan düşünce kalıplarını, uygulanan terapötik müdahaleleri ve bir sonraki adımları bir araya getirir. Bu nedenle not yazmak, aslında seansı zihinde yeniden kurmak ve klinik bir çerçeveye oturtmak anlamına gelir.
Bu süreç birkaç ayrı zihinsel işi aynı anda içerir:
- Hatırlama: Danışanın kullandığı ifadeleri, önemli anları ve duygusal yoğunluğun değiştiği noktaları geri çağırmak.
- Seçme: Elli dakikalık konuşmadan klinik açıdan anlamlı olanı ayıklamak.
- Yapılandırma: Bilgiyi tutarlı başlıklar altında düzenlemek.
- Değerlendirme: Gözlemleri klinik bir bakışla yorumlamak ve planlamaya bağlamak.
Zamanı asıl tüketen nedir?
Seanslar arası sıkışma
Çoğu psikolog seansları arka arkaya planlar. İki seans arasındaki kısa aralık not yazmaya yetmediği için notlar günün sonuna ertelenir. Akşam saatlerinde, yorgun bir zihinle altı farklı danışanın ayrıntılarını hatırlamaya çalışmak hem süreyi uzatır hem de notun kalitesini düşürür.
Ayrıntıların silikleşmesi
Seansın hemen ardından canlı olan bir ifade, birkaç saat sonra belirsizleşir. Danışanın bir cümleyi hangi tonla söylediği ya da hangi konuda duraksadığı gibi incelikler, not yazılana kadar kaybolabilir. Bu da notun yeniden okunup düzeltilmesini gerektirir.
Tutarlı bir format tutturmak
Her notta aynı başlıkları eksiksiz doldurmak disiplin ister. Bir gün ayrıntılı, ertesi gün kısa tutulan notlar, uzun süreli bir terapi sürecinde danışanın gelişimini izlemeyi zorlaştırır.
Seans notu, terapistin kendi belleğine duyduğu güvenin değil, danışana karşı sorumluluğunun bir kaydıdır.
Yükü hafifletmek için neler yapılabilir?
Dokümantasyon yükünü tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir ve olmamalıdır da; çünkü not yazmak klinik düşünmenin bir parçasıdır. Ancak bu yükün mekanik kısmını azaltmak mümkündür:
- Seans sonrasında birkaç dakikalık kısa bir "sıcak not" alışkanlığı edinmek.
- Her seans için aynı yapılandırılmış şablonu kullanmak.
- Seansların arasına kısa ama korunan dokümantasyon aralıkları koymak.
- Danışanın açık onayıyla ses kaydı alarak ayrıntıların kaybolmasını önlemek.
İyi bir notun özellikleri
Zaman kazanmaya çalışırken notun kalitesinden ödün vermemek gerekir. İyi bir seans notu, aylar sonra okunduğunda bile seansın özünü aktarabilmelidir. Bunun için notun yorumla gözlemi birbirinden ayırması, danışanın kendi ifadelerine yer vermesi ve bir sonraki seans için net bir yön göstermesi beklenir. Aynı zamanda gereğinden uzun olmamalıdır; her ayrıntıyı kaydetmeye çalışan bir not, en önemli bilgiyi kalabalığın içinde kaybettirebilir. Danışanın gizliliğini korumak için kimlik bilgilerinin en aza indirilmesi ve notların güvenli bir ortamda saklanması da iyi bir notun ayrılmaz parçasıdır. Kısacası iyi bir not; doğru, öz, tutarlı ve güvenlidir.
Teknoloji nerede devreye girebilir?
Yapay zekanın bu alandaki doğru rolü, psikoloğun yerine düşünmek değil, ona düşünmek için zaman kazandırmaktır. Danışanın onayıyla kaydedilen bir seanstan taslak bir not hazırlamak, psikoloğu boş bir sayfanın karşısında oturmaktan kurtarır. Taslağı okumak, düzeltmek ve onaylamak ise her zaman uzmanın işi olarak kalır.
ConsulTech olarak geliştirdiğimiz Psikolog AI, bu yaklaşımla tasarlandı. Danışanın onayı alınmadan kayıt başlamaz; seans sonunda danışan bilgilerinden planlama ve önerilere uzanan on başlıklı bir not taslağı hazırlanır. Her madde, transkriptin ilgili dakikasına bağlanır; böylece psikolog bir ifadenin nereden geldiğini tek tıkla doğrulayabilir. Taslak, psikolog onaylamadan arşive girmez. Hedefimiz, seans başına yaklaşık yirmi altı dakikalık idari yükü psikoloğun omzundan almak ve o zamanı yeniden danışanlara ayırmasını sağlamaktır.
Not yazmak her zaman klinik pratiğin önemli bir parçası olacak. Önemli olan, bu işin psikoloğun enerjisini tüketen bir angaryaya dönüşmesine izin vermemek.